Suffolk Koyun

May 31, 2019 0

Suffolk Koyun Irkı

Ülkemizde yeni tanınmaya ve yetiştirilmeye başlayan Suffolk koyunun anavatanı İngiltere’dir. Soutdown koç X Nurfolk dişi melezlemesi ile elde edilmiştir.

Hızla gelişen, yüksek döl verimli, eti lezzetli ve dayanıklı bir ırktır. Özellikle suffolk erkekleri üstün özelliklerinden dolayı diğer ırkların ıslahı için kullanılmaktadır. Suffolk melezlemesi yapıldığında iyi sonuç alınmaktadır.

Suffolk cinsi koyunların genel özelliklerine gelince ; baş ve ayakları siyah vücudu beyazdır. Hem erkek hem dişileri boynuzsuzdur. Kulakları yataytır. İri kas yapılı olup, kısa bacaklı ve orta boyludur. Güçlü bir kas yapısı vardır. Sakin yapıları dolayısıyla bakımları kolaydır.

Döl verimleri oldukça yüksektir. (1.7 – 2.2) 2 yılda 3 doğum rahatlıkla yaparlar. Kolay doğum yaparlar ve annelik içgüdüleri yüksektir.

Etleri lezzetli olup, diğer koyun ırklarına göre karkastaki yağ oranı düşüktür. Az yağlı ve sulu koyun eti tercih edenlerin tercihidir.

Yetişkin Suffolk koyun dişileri 80 – 110 kg., erkeleri 110 – 160 kg. arasındadır.

Sizde Suffolk koyun ithalatı yapmak ve suffolk koyun ırkı yetiştirmek istiyorsanız sitemiz telefonlarında bize ulaşabilirsiniz.

İthal suffolk koyun almaya karar verdiğinizde size yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.

www.damizlikithalat.com

Telefon : 0850 346 57 17 ( Türkiye )

Read More

Hayvancılık Desteklemeleri – 2017

Şub 20, 2018 0

Merhaba
Bu bölümde size Tarım ve Orman Bakanlığı’nın güncel ” Hayvancılık Desteklemeleri” hakkında bilgiler vereceğiz.

1.Genel Bilgi
2.Buzağı Desteklemesi
3.Besilik Erkek Sığır Desteklenmesi
4.Anaç Sığır Desteklenmesi
5.Anaç Koyun-Keçi Desteği

1. Genel Bilgi

Hayvancılık Yatırımlarının Desteklenmesi
11 Mart 2017 Tarihli Resmi Gazete     Sayı: 30004     Karar Sayısı : 2017/9760

Ekli “Hayvancılık Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Karar”ın yürürlüğe konulması; Tarım ve Orman Bakanlığının 27/12/2016 tarihli ve 14191 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu’nca 9/1/2017 tarihinde kararlaştırılmıştır.

Recep Tayyip ERDOĞAN
CUMHURBAŞKANI

HAYVANCILIK YATIRIMLARININ DESTEKLENMESİNE İLİŞKİN KARAR

Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Kararın amacı, kırsal alanlarda istihdamın geliştirilmesi, gelirlerin artırılması, ülkenin damızlık manda, koç-teke ihtiyacının karşılanması ve kaz, hindi, arıcılık, ipekböcekçiliği gibi hayvancılık faaliyetlerinde, üretim ve kalitenin yükseltilmesi için damızlık ve ticari modern işletmelerin kurulması, ithalatın azaltılmasını sağlayacak yatırımların desteklenmesidir.
(2) Bu Karar Tarım ve Orman Bakanlığı’nca belirlenecek illerde 2017-2019 yıllarında uygulanır.
(3) Bu Karar;
a) Gerçek ve tüzel kişi üreticilerin 150 baş kapasiteye sahip projeli damızlık manda düve üretimi işletmesi kurulması veya mevcut işletmelerin kapasitesinin 150 baş olacak şekilde artırılması ve bu işletmelerin rehabilitasyon yatırımlarını,
b) Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri birliklerinin 500 baş kapasiteye sahip damızlık koç-teke üretimine yönelik işletme kurmasını veya mevcut işletmelerin kapasitesinin 500 baş olacak şekilde artırılması, bu işletmelerin rehabilitasyon yatırımlarını ve bu işletmelerden koç-teke alımı yapacak yetiştiricileri,
c) Gerçek ve tüzel kişi üreticilerin, 1000 adet damızlık kaz ile 1000 adet ticari hindi ve 500 adet ticari kaz yetiştiriciliği için yapacakları yatırımlarını,
ç) Gerçek ve tüzel kişi üreticilerin, 30 adet kovan ile yapacakları arıcılık yatırımlarını,
d) Tüzel kişiliklerin ipekböceği yetiştiriciliği için yapacakları yatırımları, kapsar.

Yatırım konuları ve hibe oranları
MADDE 2 – (1) Bu Karar kapsamında aşağıda belirtilen oranlarda hibe desteği uygulanır.
(2) Bu Karar kapsamında, gerçek veya tüzel kişiler uygulanacak hibe desteğinden sadece bir projesi için bir kez yararlandırılır. Yatırım tutarının desteklemeye esas üst sınırı Tarım ve Orman Bakanlığı’nca belirlenir. Yatırım tutarının üst sınırını aşan kısmı ise, aynî veya nakdi katkı olarak yatırımcının öz sermayesi ile karşılanır.
(3) Hibe desteğinden, projesi onaylanan ve projesinde belirtilen süre içinde yatırımını tamamlayanlar yararlanır. Devam eden yatırımlarda ek süre verilmesine Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilidir.

Finansman ve ödemeler
MADDE 3 – (l) Bu Karar uyarınca yapılacak ödemeler, genel bütçeden Tarım ve Orman Bakanlığına tahsis edilecek sermaye transferleri ödeneğinden karşılanır.
(2) Ödemeler, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. aracılığıyla yapılır. Bu Kararın uygulanması ile ilgili olarak T.C. Ziraat Bankası A.Ş’ye destekleme tutarının %0,2’si oranında hizmet komisyonu ayrıca ödenir.

Desteklerden yararlanamayacak olanlar

MADDE 4 – (1) Bu Karar kapsamındaki hibe desteklemelerinden kamu kurum ve kuruluşları ile bunların ortaklıkları yararlanamaz.
(2) Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının aynı konudaki faiz ve hibe desteği niteliğindeki desteklerinden faydalanan yatırımcılara bu Karar kapsamında hibe kullandırılmaz. Hibe kullanacak yatırımcılardan, aynı konuda diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca sağlanan faiz ve hibe desteği niteliğindeki desteklerden yararlanmadıklarına, bu desteklerden yararlandıklarının tespiti halinde bu Karar kapsamındaki hibe desteğinin iptal edileceğini kabul ettiklerine dair taahhütname alınır.

Denetim ve cezai hükümler
MADDE 5 – (1) Destekleme ödemeleri ile İlgili hususlarda denetimi sağlayacak tedbirleri almaya Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilidir.
(2) Haksız ödendiği tespit edilen destekleme ödemeleriyle ilgili alacaklar, ödemenin yapıldığı tarih itibarıyla, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yasal faiziyle birlikte anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır.
(3) İdari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç olmak üzere desteklemelerden haksız yere yararlandığı tespit edilenlere 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanununun 23 üncü maddesi hükümleri uygulanır.

Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar
MADDE 6 – (1) Bu Kararın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığı’nca çıkarılacak tebliğ ile belirlenir.

Yürürlük
MADDE 7 – (1) Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 8 – (1) Bu Karar hükümlerini Tarım ve Orman Bakanı yürütür.

Destek verilecek iller:
Damızlık koç ve teke yatırımları: Antalya,Afyon,Uşak,Eskişehir, Konya,Karaman, Mersin, Kırıkkale,Bursa, Balıkesir,Kırklareli,Tekirdağ,Ordu,Sivas, Erzurum, Ağrı, Iğdır, Van,Hakkari,Siirt,Şırnak,Mardin,Diyarbakır,Şanlıurfa,Elazığ,Bingöl.
Damızlık manda yetiştiriciliği: İstanbul,Tekirdağ,Kocaeli,Zonguldak,Düzce,Samsun, Afyon,Kayseri,Diyarbakır,Muş,Bitlis.
Kaz yetiştiriciliği: Kars,Ardahan ve Muş
Hindi yetiştiriciliği:Bingöl
Arıcılık ve ipek böcekçiliği için desteklenecek iller Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenecek.

2 – BUZAĞI DESTEKLEMESİ

2009 yılında başlamıştır.
Destekleme yılında suni tohumlamadan doğmuş buzağılara, yılda bir kez ödeme yapılmaktadır.
Anne ve buzağının babasını oluşturan suni tohumlama kayıtları E-Islahta kayıtlı olmalıdır.
Dişi buzağılara Brusella aşısı yapılmış ve Türkvet veri tabanına kaydedilmiş olmalıdır.
Destekleme, destekleme yılını takip eden yılda 2 dönem halinde ödenir.

Süreç:

Yetiştiriciler, tebliğin yayınlanmasından itibaren destekleme yılının sonuna kadar üyesi bulunduğu yetiştirici/üretici örgütüne (EK-A) dilekçe ile başvuruda bulunur. Ön soy kütüğünde kayıtlı ve her hangi bir yetiştirici/üretici örgütüne üye olmayan yetiştiriciler, destekleme yılının Ekim-Aralık aylarında (EK-B) dilekçe ile şahsen ve doğrudan il/ilçe müdürlüklerine destekleme müracaatında bulunabilirler.

Yetiştirici/Üretici örgütleri, üyelerinin başvuru dilekçeleri doğrultusunda destekleme yılının Ekim-Aralık ayı içerisinde ekli müracaat dilekçeleri ile il/ilçe müdürlüklerine müracaatta bulunur. Son başvuru tarihi 31 Aralık olup, bu tarihten sonra yapılan başvurular geçersiz sayılır.
Müracaatlar, destekleme yılını takip eden yılın önce 15 Ocak, eksiklik ve hatalar var ise 15 Şubat tarihine kadar E-Islah veri tabanına yetkili il/ilçe müdürlüğü personeli tarafından kaydedilir.

Destekleme yılını takip eden yılın 15 Ocak tarihli E-Islah ve Türkvet veri tabanlarının kayıtlarından, kararname ve tebliğde yer alan hususlar doğrultusunda, en geç 20 Ocak tarihine kadar E-Islahtan askı listeleri (İcmal 1) yayınlanır.

Destekleme yılını takip eden yılın 15 Şubat tarihli E-Islah ve Türkvet veri tabanlarının kayıtlarından, kararname ve tebliğde yer alan hususlar doğrultusunda, hak ediş listeleri (İcmal 2) en geç şubat ayının sonuna kadar E-Islahtan yayınlanır.

İl/İlçe müdürlüklerince incelenen ve onaylanan hak edişler (İcmal 2) destekleme yılını takip eden yılın en geç Mart ayının sonuna kadar HAYGEM’e gönderilir.

Nisan-Mayıs ayı içerisinde HAYGEM tarafından ödeme cetvelleri hazırlanır, ilgili birimlere gönderilir.
Buzağı destekleme ödemesi, destekleme yılını takip eden yılın Mayıs ayı içerisinde gerçekleştirilir.
Benzeri süreç Destekleme yılını takip eden yılın Temmuz ayında başlar ve destekleme ödemesi Ekim ayı içerisinde gerçekleştirilir.

3 – BESİLİK ERKEK SIĞIR DESTEKLEMESİ

Kesim tarihi itibarıyla, besi süresinin son 90 gününü müracaatçının veya eşinin işletmelerinde tamamlamış, Bakanlık Hayvan Kayıt Sistemine (TÜRKVET’e) kayıtlı, yurtiçinde doğmuş ve en az 12 aylık yaşı tamamlamış erkek sığırlarını (manda dahil) Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik kapsamında Bakanlıktan onay/şartlı onay belgesi almış veya geçiş süresinden yararlanan kesimhanelerde kestiren ve kesim bilgilerini Kırmızı Et Kayıt Sistemi (KES) veri tabanına kaydettiren üreticilere, sözleşmeli besicilik yapanlara farklı olmak üzere Bakanlıkça belirlenecek miktarda hayvan başına destekleme ödemesi yapılır.
Müracaat şartları, yeri, şekli ve zamanı;
  1. Kesimi yapılan besilik erkek sığırlar 02/12/2011 tarihli ve 28130 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sığır Cinsi Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliğine göre TÜRKVET’e kayıtlı olmalıdır.
  2. Üreticiler, Kırmızı Et Üretici Birliğinin olduğu yerlerde birliğe, olmadığı yerlerde ise il/ilçe müdürlüklerine yazılı olarak müracaat eder.
  3. Yılı içinde yapılan kesimlerin son başvuru tarihi 31/01/2016’dır.

Üreticiden istenecek belgeler;

  1. Dilekçe,
  2. Aşağıdaki belgelerden herhangi biri;
    1. Kesimhane kesim ücreti faturası veya alındı makbuzu,
    2. Kesilecek hayvanın veya karkasının alım satımına ilişkin fatura/müstahsil makbuzu,
  3. İşletme Tescil Belgesi,
  4. Hayvan Pasaportu ve/veya hayvanın kesim için naklinin yapılacağı yere göre, Veteriner Sağlık Raporu,
  5. Kesimi yapılan hayvanların TÜRKVET’ten düşümünün yapıldığını gösteren belge,
  6. Kesimhane resmi veteriner hekimince veya yetkilendirilmiş veteriner hekimce onaylanmış kesim cetveli,
  7. Sözleşmeli besicilik yapan üreticiler için, ekinde sözleşmeye tabi hayvanlara ait kulak küpe numaralarının yazılı olduğu sözleşme örneği.

4 – ANAÇ SIĞIR DESTEKLEMESİ

  1. 2008 yılında başlamıştır.
  2. Anaç Sığır Desteklemesinde temel olarak; destekleme yılının son günü 2 yaşını tamamlamış (ör: 2015 yılı için 01.01.2014 ve öncesi doğum tarihli) ve suni tohumlama ile tohumlanmış kültür ırkı ve melezi sığırların yetiştiricilerine, mevzuatta belirtilen bir yetiştirici/üretici örgütüne üye olması şartı ile hayvan başına yılda bir kez ödeme yapılmaktadır.
  3. Desteklemede, her yılın son günü (31 Aralık) E-Islah ve Türkvet veri tabanlarındaki sığır mevcudu dikkate alınmaktadır. Bu tarihten sonra E-Islaha kaydedilen sığırlar destekleme kapsamına girmez.
  4. Suni tohumlama kayıtları da destekleme yılını takip eden yılın 15 Şubat tarihine kadar E-Islaha kaydedilmelidir.
Süreç:
  1. Yetiştiriciler, tebliğin yayınlanmasından itibaren destekleme yılının sonuna kadar üyesi bulunduğu yetiştirici/üretici örgütüne dilekçe ile başvuruda bulunur.
  2. Yetiştiriciler, 31 Aralık tarihine kadar işletmelerinin sığır varlığını E-Islah ve Türkvet veri tabanlarında güncelletir. Destekleme alamadığı sığırları için yetiştirici tarafından 31 Aralık tarihinden sonra yapılan güncelleme müracaatları desteklemede dikkate alınmaz.
  3. Yetiştirici/Üretici örgütleri, üyelerinin başvuru dilekçeleri doğrultusunda destekleme yılının Aralık ayı içerisinde ekli müracaat dilekçeleri ​ile il/ilçe müdürlüklerine müracaatta bulunur. Son başvuru tarihi 31 Aralık olup, bu tarihten sonra yapılan başvurular geçersiz sayılır.
  4. Müracaatlar, destekleme yılını takip eden yılın önce 15 Ocak, eksiklik ve hatalar var ise 15 Şubat tarihine kadar E-Islah veri tabanına yetkili il/ilçe müdürlüğü personeli tarafından kaydedilir.
  5. 31 Aralık tarihli E-Islah ve Türkvet ile takip eden yılın 15 Ocak tarihli E-Islah veri tabanı kayıtlarından, kararname ve tebliğde yer alan hususlar doğrultusunda, destekleme yılını takip eden yılın en geç 20 Ocak tarihine kadar e-ıslahtan askı listeleri (İcmal 1) yayınlanır.
  6. İl/İlçe müdürlükleri tarafından sürü mevcudunun doğruluğu hususunda mevzuatta belirtilen denetleme çalışmalarını yapar ve gerektiğinde HAYGEM’e iletir.
  7. 31 Aralık tarihli E-Islah ve Türkvet ile takip eden yılın 15 Şubat tarihli E-Islah veri tabanı kayıtlarından,  kararname ve tebliğde yer alan hususlar doğrultusunda, hak ediş listeleri (İcmal 2) destekleme yılını takip eden yılın en geç şubat ayının sonuna kadar e-ıslahtan yayınlanır.
  8. İl/İlçe müdürlüklerince incelenen ve onaylanan hak edişler (İcmal 2) destekleme yılını takip eden yılın en geç Mart ayının sonuna kadar HAYGEM’e gönderilir.
  9. Nisan ayı içerisinde HAYGEM tarafından ödeme cetvelleri hazırlanır, ilgili birimlere gönderilir.
  10. Anaç Sığır destekleme ödemesi, destekleme yılını takip eden yılın Nisan ayı içerisinde gerçekleştirilir.

     5 – Anaç Koyun-Keçi Desteği

Koyun-Keçi Desteği Birime Destek
Koyun-Keçi 25TL/baş

Kaynak : GTHB Resmi Web Sitesi

Read More

Sütçü Sığırların Dış Görünüşüne Göre Seçimi

Ara 14, 2017 0

SÜTÇÜ SIĞIRLARDA DIŞ GÖRÜNÜŞE GÖRE SINIFLANDIRMA ÖLÇÜTLERİ

MEME LOBU  

Damızlık dişi dana ve gebe düvelerde meme yapısının henüz gelişmemiş olması nedeniyle yapılacak elle muayene, annesinin tip ve meme puanları ile işletmede bulunan sağmal hayvanlara bakarak, genç hayvanların genel meme yapısı hakkında tahmini bir değerlendirme yapılır. Verim ve üreme üzerinde etkisi yüksek olduğundan meme loplarına özellikle dikkat edilmelidir. Öncelik sırasına göre aşağıdaki özellikler değerlendirilir :

  • Meme Derinliği : Yeterli kapasite ve belirginlikte olan memenin dize olan tahmin uzaklığı edilmelidir. Meme başlangıç noktası vulvaya yakın olmalıdır.
  • Meme Başı Yerleşimi : Meme başları her bir lobun altında ve hafif içe dönük şeklinde yerleşmeli, kenarlardan ve arkadan bakıldığında düzgün ve simetrik konumlanmış olmalıdır. Aşırı dışa dönük meme başları istenmemektedir.
  • Arka Meme Lobu : Geniş ve yüksek, yukarıdan aşağıya uniform olmalıdır. Meme tabanına doğru hafifçe yuvarlanmalıdır.
  • Meme Lobu Ayrımı : Arkadan bakıldığında kuvvetli median ligamentin (bağın) varlığı beraber, belirgin bir ayrım/oluk görülmelidir.
  • Ön Meme Lobu : Karın bölgesine doğru güçlü bir bağlantı ile beraber orta uzunlukta ve geniş kapasitede olmalıdır.
  • Meme Başları : Silindirik şeklinde, orta uzunlukta ve çapla birlikte uniform ölçüde olmalıdır. Kısa veya çok uzun meme başları, sağımda güçlük çıkarması ve sağım hızını olumsuz etkilemesi nedeniyle istenmemektedir.
  • MemDengesi ve Yapısı : Meme loblarına yandan bakıldığında eşit düzeyde olduğunu gösteren bir meme tabanı seviyesi olmalıdır. Meme dokusu ve tabanı yumuşak ve esnek olmalıdır. 

 

                AYAK ve BACAKLAR              

                Ayaklarda değerlendirme yapılırken arka bacaklara ön bacaklardan biraz daha fazla önem verilir. Ayak ve bacakların ince ancak kemik kalitelerinin sağlam olması istenir. Öncelik sırasına göre değerlendirilecek özellikler ;

  • Hareketlilik (lokomosyon) : Ayak ve bacaklar değerlendirilirken hareket halindeki durumuna dikkat edilir. Yere sağlam ve düz basmalıdır. Arka bacak adımı dışa dönükse ve yürüyüş esnasında sırt kamburlaşıyorsa hareketliliği zayıf, bacak adımı düz bir şekilde ön ayağı takip ediyorsa sağlam olarak değerlendirilmelidir. Hayvanların yürüyüşü izlenerek lokomosyon yönünde skorlanmalıdır.
  • Ayak : Ökçe yüksekliği ( tırnak arka kısmının yerden kıllı bölgeye olan mesafe ) düşük olan hayvanlar ayak sağlığı ve ekonomik ömür bakımından daha fazla risk altında olduğu unutulmamalıdır. Ökçe yüksekliğinin 3 cm. olması ideal sayılmaktadır.
  • Tırnak Açısı : Tırnak ucunu yerle; ön ayakta 55-60 derece, arka tırnakta ise 45-50 derece açı yapması istenir.

 

ARKA BACAKLAR 

  • Arkadan Görünüm : Düz, ayaklar kuvvetli ve birbirinden uzak bir şekilde yerleşmiş olmalıdır. O ve X bacaklılık; tırnakların düzensiz ve erken yıpranmasına yol açacağından istenmeyen bir durumdur.
  • Yandan Görünüm : Diz bölgesinin ön iç seviyesinde orta derecede bir açı olmalıdır.
  • Diz Yapısı : Kabalıktan, şişkinlikten uzak, kuru, ince ve narin olmalıdır.
  • Bukağılar : Biraz esnek, kısa ve kuvvetli olmalıdır.

 

            BEDEN YAPISI

Ayak ve bacak bölgeleri hariç iskeletin diğer bölümleridir. Öncelik sırasına göre değerlendirilecek özellikler :

  • Ön Taraf : Ön iki diz arasındaki mesafe uzun ve bacaklar düzgün bir görünün arz etmelidir. Omuz çıkıntıları ve dirsekler, göğüse kuvvetli bir şekilde bağlanmalı, hayvanın omuzlarının arkasında boşluk uygun dolgunlukta olmalıdır.
  • Göğüs : Derin ve geniş bir taban üzerinden, ön kaburgaların geniş bir şekilde yayılıp omuzlara bağlanması istenir.
  • Karın/Bel : Uzun, derin ve geniş olmalı; kaburgaların derinliği ve genişliği önden arkaya doğru artarak devam etmelidir.
  • Sırt/Arka ( fileto ) : Sırt düz ve kuvvetli olmalıdır. Fileto geniş ve kuvvetli ve neredeyse dümdüz olmalıdır.
  • Vücut Yüksekliği : Zeminden sağrı kemiği hizasına kadar olan yüksekliktir. İki omuz ve kalça arasındaki bölgelerin yere olan yüksekliği göreceli olarak orantılı olmalıdır. Aşırı büyük veya çok küçük olan hayvanlar tercih edilmemelidir.
  • Vücut Kondisyonu : Vücut yağ rezervleri normal seviyede olmalıdır.
  • Irk Özellikleri : Irka ait genel özellikleri göstermelidir. Başın genel görünümü feminen olmalı, kesin kenarlı, hafif çukurca geniş burun ve kuvvetli çene yapısı olmalıdır.

 

SAĞRI  

               Doğumda ve hayvanın hareketinde önemli rolü olan sağrıda, öncelikli değerlendirecek özellikler;

  • Sağrı Genişliği : Oturak yumruları arasındaki mesafe geniş olmalıdır.
  • Sağrı Eğimi : Oturak kemiği çıkıntıları, sağrı kemiği çıkıntılarından 2 parmak aşağıda olması idealdir.
  • Sağrının Pozisyonu : Hayvanın rahatça ve dengeli bir pozisyonda hareket edebilmesi için arka-bacak-sağrı bağlantısının sağrının ortasında olması istenir.
  • Kuyruk Sokumu : Belirgin şekilde kalça kemiği çıkıntılarının arasında hafifçe yukarıda olmalı ve kaba olmamalıdır.
  • Vulva : Hemen hemen dikey durumda olmalıdır.

 

            SÜTÇÜLÜK FORMU 

Verimde sürekliliği ve uzun ömürlülüğü destekleyici şekilde sütçülük özellikleri ve sağlamlığın bir kombinasyonudur. Başlıca değerlendirmeler; genel olarak vücudun derinliği ve yuvarlak hatların olmasının yanında, sağlam bir yapı, göğüs genişliği, ön kaburgaların arkaya doğru yayılması, kemiklerin düz yapıda olması ve kaba kemik yapısının olmaması yönündedir. Öncelik sırasına göre değerlendirilecek özellikler :

  • Kaburgalar : Birbirinden ayrı olarak durmalı, kaburga kemikleri düz, derin ve arkaya doğru yatar vaziyette olmalıdır.
  • Göğüs Genişliği : Ön bacakların üst kısım iç yüzeyleri arasındaki mesafe geniş ve göğüs hayati organlar için yeterli kapasitede olmalıdır.
  • Kaburga Yerleşimi : Kaburga arkaya doğru geniş bir açıyla yayılmalı ve kaburgalar arası mesafe geniş olmalıdır.
  • Kalça : Yana doğru eğimli, arka kısımdan ayrılarak yanlara doğru düzleşen şekilde eğim göstermelidir.
  • Cigado : Bel kemiği çıkıntısı ile belirginleşmelidir. (cigado açısı keskin olmalıdır)
  • Boyun : Uzun, eğimli ve omuzlara yumuşak ancak sağlam bir şekilde bağlanmış olmalıdır.
  • Deri : İnce, narin ve esnek olmalıdır.

 

           DIŞ GÖRÜNÜŞ FİNAL SKORU

 

Linear Değerlendirme ( morfoloji ) Final Skoru ; meme, ayak-bacak ve beden yapısı ile sütçülük formu olmak üzere dört ana katagoride aldığı puanların ağırlık ortalamasına göre hesaplanır. Yetiştirme önceliklerine göre ülkelerin ağırlık ortalamaları farlılıklar arzetmektedir.

Örneğin ABD Holsten ineklerde “Linear Değerlendirme Final Skoru” hesaplamalarında Beden Yapısı % 15, Sütçülük Formu % 20, Sağrı % 5, Ayak-Bacak Yapısı % 20 ve Meme Yapısı % 40 ağırlık puanları esas alınır.

Ülkemizde ise Holstain ırkı inek ve boğalarda “Dış Görünüş Final Skoru” hesaplamasında Beden Yapısı % 20, Sütçülük Formu % 15, Sağrı % 10, Ayak-bacak Yapısı % 25, Meme yapısı % 40 ağırlık puanları esas alınır.

 

                                                           DIŞ GÖRÜNÜŞ ( MORFOLOJİK ) ÖZELLİKLERE GÖRE SIĞIR SEÇİMİ

Sığırların verimliliği ve ekonomik önrünü etkileyen, katılım yolu ile de sonraki jenerasyonlara aktarabilen dış görünüş özelliklerinin kıymetlendirilmesi esasına dayanmaktadır.

Dış görünüşü iyi olan hayvanların; uzun ömürlü olduğu , damızlık satışlarında fiyat avantajı sağladığı, sağlık problemlerinin az olduğu, çevre koşullarına daha kolay uyum sağladığı, et-süt ve döl verimlerinin daha yüksek olduğu kabul edilmektedir.

Dış Görünüş Özellikleri Tespit Edilirken Dikkat Edilecek Hususlar

                Gerek dış bakı, gerekse sistematik muayene sırasında hayvanın gösterebileceği muhtemel reaksiyonlara karşı zaptı-rapt tedbirleri eksiksiz alınarak, öncelikle çalışma güvenliği sağlanmalıdır.

Seçim düz bir zeminde ve hayvan rahat pozisyonda iken yapılmalıdır.

Seçim yapılırken kişi kendi vücudunda 140 cm’lik yüksekliğe denk gelen bir noktayı belirlemesi, hayvanın sağrı yüksekliklerini ölçü aleti kullanmadan tahmin edilmesine yardımcı olacaktır. Kariş ölçünüzü de önceden bilmeniz işinizi kolaylaştırır.

Hasta görülen hayvanlar dokunulmadan elenmelidir.

Dişi sığır seçimi gündüz yapılmalı, gece karanlıkta seçim yapılmamalıdır.

Damızlık dişi sığıra dört cepheden ( ön-arka, sağ,sol) bakılmalıdır.

Ön Cephe Muayenesinde ;

                Boynuz durumu, gözde körlük, bakar körlük, pink eye (pembe göz), konjonktivit, göz kapağında papillomlar, burun akıntısı, mermede kuruluk, ağızda köpük, öksürük, lenf yumruları

Baş ve boynun; ırka ait dişilik özelliklerini taşıyıp taşımadığı, başta-boyunda-sırtta dermotidler, papillomlar,

Ön bacaklarda arthrit, bursit,lezyon, tırnaklarda dformasyonlar, topallık, basış bozukluğu, sinirlilik kontrol edilmelidir.

Sağ ve Sol Yan Muayenesinde ;

                Derinin canlılığı, parlaklığı, narinliğine bakılır, dermatidler, apseler, deri lezyonları, papillomlar var mı diye kontrol edilir,

Vücut derinliği ve kondisyonu, kaburgaların açısı ve derinliği, omuz açıklığı, sırt-bel-omuz-karın bölgesi uyumuna dikkat edilir,

Genel iskelet yapısı, sağrı ile kalçanın uyumu, yandan arka bacak yapısı, dizlerin derinliği-kabalığı ve tırnakların yere basış açısı kontrol edilir.

Arka Cephe Muayenesinde ;

Kuyruk sokumu ve hareketliliği, anüs ve vulvanın yere olan açısı-anomalisi,

Arka bacaklarda arthrit, duruş ve basış açısı, lezyonlar, dermatidler, apseler olup olmadığına ve dizde şişlik-kabalık var mı diye bakılır.

Meme aynasının genişliği-derinliği, meme dokusu, tabanının yumuşaklığı ve esnekliği,

Meme başı yerleşimleri, meme başının uzunluğu, inceliği ve kanallarının palpasyonu yapılır.

Tırnakların yere basış açısı, tırnakta deformasyon ve tırnak tabanı(ökçe) yüksekliği kontrol edilir.

Bağlı olan hayvanlar serbest bırakılıp yürüyüşleri izlenir.

 

Kaynak : TC GTHB yayınları

Read More

Sığırlarda Irkları Nedir ve Nasıl Tespit Edilir

Ara 12, 2017 1

Öncelikle “ Sığır Irkı “ nedir onu açıklayalım : Sığır türleri ortak fizyolojik ve morfolojik özelliklere, karakterlere sahip olan ve bunları yavrularına ( döllerine ) aktaran sığır gruplarına “ırk” denir.

Bu bilimsel açıklamadan sonra ırk nasıl tespit edilir inceleyelim :

Bütün hayvan türleriyle beraber sığırlarda da ırk tespitinde ya kendi vücudunu saran kıl örtüsünün rengi ve dağılımı, bedeninin herhangi bir yerinde olan bir işaret ( nişane ) ile birlikte vücut yapısı ya da hayvanın soykütüğü ve tohumlama kayıtlarından faydalanılır. Aslında her ikisini birden kullanmak daha doğru sonuç verir.

Şimdi ayrı ayrı inceleyelim. Sığırın vücut kıl örtüsünün rengine, dağılımına ve nişanesine ( işaretlerine ) bakarak ırk tespiti yapmak için yöntemler :

  • Sığırın ağız, burun, sırt, ayak ve bacak, kuyruk gibi vücut uzuvlarına bakarak ırka ait özel bir işaret ( nişane ) olup olmadığına bakılır.
  • Hayvanın vücudunun kıl örtüsünün rengine ve eğer farklı renklerden oluşmuşsa renk dağılımına bakılır.

Sığır ırkları melezleme yapıldığında kendi özelliklerini baskınlık derecelerine göre döllerine aktarırlar. Örnekler :

Holştayn ırkında ki “Siyah renk “ tüm renklere baskındır. Siyah Alaca bir sığır melezleme yapıldığında hangi ırk olursa olsun siyah renk azda olsa yavrularında görülecektir.

Simental ırkının özelliği olan “ beyaz rekli baş” yine yavrularına taşınacaktır.

Montofon ırkında ise “burun etrafındaki açık renkli halka olarak ligeratüre geçen “ merme” özelliği melezlense de yavrularına geçmektedir.

Ama 3-4 nesil farklı ırkla melezleme yapılırsa belirgin olan özellikler oldukça azalacaktır.

Genel olarak bir ırkın “saf ırk” sayılması için hangi ırka ait ise bilimsel olarak o ırkın genetopik yapısını en az % 96 oranında taşımalıdır. Ama günümüzde kabul edilen “saf ırk” tanımlamasında et-süt veya dayanıklılık yönünden güçlü özelliklere haiz başka ırklardan kısmi olarak melezleme yapılmaktadır. Bu şekilde olan ırklar % 6-8 oranına kadar olan kan karışımları da “saf ırk” olarak tanımlanmaktadır.

Turgut YEŞİLIRMAK

Ziraat Mühendisi ( Zooteknist )

Kaynak : GTHB Yayınları

Read More

İthal Gebe Koyunların Beslenmesi

Kas 21, 2017 0

Selamlar,

Sizlere bu bölümde sizlere yurtdışından aldığınız Romanov ve Et Merinosu Koyunlarınızın beslenmesi hakkında bilgi vereceğim. Bu bilgiler benim çeşitli kaynaklardan derlediklerim ve kişisel tecrübelerimden oluşmaktadır. Umuyorum ki sizde kendi tecrübelerinizi ve deneyimlerinizi birleştirerek aldığınız koyunlara iyi bakar ve istediğiniz verimi alırsınız.

Öncelikle şunu bilin ki koyun ithal ettiğinizde gelecek olan hayvanlar farklı iklim ve koşullardan geldiklerinden, uzun bir yolculuk yaptıklarından hem yol yorgunu olacaklar hem de stresli olacaklardır. Yolda yeterince beslenemediklerinden dolayı da halsiz, bitkin ve yorgun olabilirler. Bu durum dış görünüşlerine de yansıyacağından ilk bakışta şaşırabilir hatta beğenmeyebilirsiniz. Ama birkaç gün sonra sizin onlara sunduğunuz iyi koşullara ve yemlere alışacaklar, kendilerini hızla toparlayacak ve 1-2 hafta içinde ilk gördüğünüz koyunlardan çok farklı bir hale gelecekler. İşte o zaman “iyi ki ithal etmişim” diyeceksiniz, bundan hiç kuşkunuz olmasın; tecrübeyle sabittir 🙂

Sizlere ilk önerim gelen hayvanın tırdaki yediğine bakmanız, eğer artan olduysa kalanı almanız ve elinizdeki yemle karıştırarak kendi yeminize alıştırmanızdır. Diğer önerim ise  gelen koyunu bahar veya sonbaharda aldıysanız direk meraya çıkarmayın, kuru yem ve ot verdikten sonra alıştırma yaparak çıkartın. Unutmayın ki ani yem değişiklikleri her zaman risklidir, alıştırma yaparak yavaş yavaş alıştırma yapmak en doğrusudur. Veteriner önerisiyle “Enterotoksemi” aşısı yapmak ve/veya “vizyofort” gibi koruyucu takviye yem katkısı verebilirsiniz.

Genel olarak koyun koça verildikten sonraki ilk üç ay koyunlar meradaysa ek bir beslemeye ihtiyaç yoktur. Ancak ot durumu yeterli değilse meraya çıkmadan önce 200-250 gr. kadar ek yem verilebilir.

Gebeliğin son 45-50 günü önemlidir. Bu dönemde verilecek ek yemleme yavrunun sağlıklı ve iri olmasına, anneninde sütünün yeterli gelmesine katkısı olacaktır. Özellikle Romanov koyunu doğası gereği çoklu doğum yapacağından ek yemlemenin katkısı tartışılmazdır.

Ek verilen yemleme 250-300 gr. dan başlamalı ve doğum yapana kadar 700-800 gr. ma kadar çıkarılmalıdır.

Ek yemlemede protein kaynağı olarak kepek, ayçiçeği-pamuk tohumu-soya vb. küspelerden ve tahıllardan ( arpa-mısır-buğday-darı..) yararlanılabilir.

Örnek olarak; 250 kg. arpa, 110 kg. kepek, 100 kg. küspe, 7 kg. mermer tozu, 3 kg. tuz-vitamin-mineral karışımı olabilir. ( sizin için en uygun karışımı zirai danışmanınıza sorunuz )

Turgut YEŞİLIRMAK

Zooteknist Ziraat Mühendisi

Read More

Romanov mu Merinos mu Almak Daha Karlı

Kas 17, 2017 0

Merhaba,

Şimdi sizlere en çok sorulan sorulardan biri olan “acaba hangisini alsam daha karlı olur, Romanov’mu alayım Et Merinosu mu ?” sorusunu kendimce yorumlamak istiyorum, karar tabi ki sizindir.

Öncelikle söylemek isterim ki ithal ettiğimiz her iki ırkında kendisine göre artıları ve eksileri vardır. Birbirlerine benzer yönleri olduğu gibi farklı yönlerini de bilmek ve amacınıza göre karar vermeniz gereklidir.

Sizlere her iki koyun ırkı hakkında kısa ve öz bilgi vermeğe ve karşılaştırmaya çalışacağım, umarım yararı olur.

Her iki koyun ırkıda soğuğa dayanıklı ve sağlam yapılıdırlar. Yaşadıkları yere, geldikleri ortama kolay adapte olur, uyum sağlarlar. -30 dereceden +40 dereceye kadar adaptasyon gösterdikleri, yaşadıkları bir gerçektir.

Her iki koyun ırkı da hem mera besiciliğine hem de ağıl besisine uygundur.

Her iki koyun ırkı da mevsime bağlı kızgınlık göstermez, doğum yaptıktan 10-15 gün sonra koç için hazır olurlar. Örneğin; Romanov koyunları 5 aylık gebelik süresinden sonraki 15 gün içinde tekrar kızgınlık gösterir ve eğer koça verilirse hamile kalır. Böylece teorik olarak yılda iki kez yavru alınmış olur, her doğumda da 2-4 yavru verdiği düşünülürse 1 yılda 4-8 yavru almak mümkün olacaktır. Pratikte ise tavsiye ettiğim doğum yapan koyunun 2 ay hem kuzusunu rahatça emzirmesi hem de dinlenmesi için koça vermemek olacaktır. Bu şekilde dahi ülkemizdeki koyunlardan daha karlı olacağı kesindir. Tabi ki iyi bakım ve beslemeleri yapılır, gerekirse takviye süt desteği verilirse. Et Merinosu da genetik yapısından dolayı Romanov gibi kızgınlık gösterir ancak 1.8 oranında ikizlik oranı vardır. Yani her üç doğumdan 2’sinde ikiz doğurabilir, böylece 21 ayda ortalama 5 adet nitelikli yavru elde edilir.

Farklarına gelince Romanov Koyunları küçük-orta yapılı ırklardandır. Dişileri 40-50 kg, erkekleri ise 60-80 kg. dır. Et Merinosunun ise ağır yapılı, hızlı gelişen ırklardan kabul edilir. Dişileri 50-70 kg., erkekleri 70-90 kg. dır. Romanov erkek kuzuları 90-100 günlük beside 30-35 kg olurken Et Merinosları aynı süre içinde 45-50 kg.’ma ulaşırlar. Doğum ağırlıkları da oldukça farklıdır. Romanov kuzuları ortalama 2 kg. doğarken Et Merinosu kuzuları ort. 3.5 kg doğarlar.

Romanov koyunları boynuzsuzdur, kısmen erkeklerinde boynuz görülür. Et Merinoslarının erkekleri ise gösterişli boynuzlara sahiptirler.

Yetiştirici olarak siz koyun özelliklerinden ziyade “ne amaçla almak ve bakmak istiyorsunuz :  kasaplar için erkek kuzuları kuzu besisi olarak satmak mı yoksa doğacak yavruları damızlık olarak satmak mı ? Bu kararı yörenize ve niyetinize göre verdikten sonra seçimi yapmanız daha kolay olacaktır. Eğer bulunduğunuz çevrede kuzu satan ve devamlı talebi olan yerler varsa “Et Merinos”u almanız daha iyi olacaktır. Romanov alrsanız kasaplara et için değil damızlık isteyenlere satmanız sizin için daha karlı olacaktır.

Şimdide size ithal aldığınız koyunların bakım beslenmesi ile ilgili kısa bilgi vermek istiyorum. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ithal koyunların yerli koyunlarımızdan beslenme yönünden bir farkı yoktur. Elinizde halehazırda koyun varsa ve yetiştiriciliğini yapıyorsanız ve (tabi ki tekniğine uygun-yeterli besleme şeklinde) onları nasıl besliyorsanız aynı şekilde ithal ettiğiniz koyunları da bakıp besleyebilirsiniz. Aralarında ki fark ithal ettiğiniz koyunların genetik özelliklerinden dolayı hızlı gelişmeleri ve üremeleridir.

M.Turgut YEŞİLIRMAK

Zooteknist Ziraat Mühendisi

Read More

Angus Sığırı

Ağu 30, 2017 8

Angus sığırının anavatanı İskoçya’dır. Aberdeen olarak da isimlendirilir. Dünyada en çok yetiştirilen etçi sığır ırkı olarak bilinir. ABD etçi sığırlarının % 60 ını oluşturur.

Karkas ve et kalitesi yüksektir. Etindeki mermerleşme ( yağın kas lifleri arasındaki dağılımı ) mükemmeldir.  Eti en lezzetli etler arasındadır. ABD de özel damga ile satılır.

Kırmızı olanları ender olarak olsa da renkleri genel olarak siyahtır ve hem erkek Angus hem de dişi Angus genetik olarak boynuzsuzdur. Birbirlerine sürü içinde zarar verme oranları düşüktür, uysal hayvanlardır.

Uzun ömürlüdürler, zor çevre koşullarına ve hastalıklara dayanıklı ırklardır. -30 ile +40 arasında sorunsuz yaşayabilirler. Kolay doğum yapmaları ırk özelliğidir.

Doğum ağırlıkları düşük olmasına rağmen ( 35-40 kg ) hızla kilo alır ve 205 günlük calı ağırlıkları 315-330 kg. mı bulur. 1 yaşında ise 500-550 kg. ma ulaşırlar. Günlük ağırlık artışları 1.3 – 1.7 kg. arasında olduğundan en karlı etçi ırklardan kabul edilir. Yediği yemi en ekonomik bir şekilde ve en kalite bir şekilde ete çeviren ırk olma özelliği taşımaktadır.

Dişileri erken olgunlaşırlar. Sağlıklı oldukları sürece angus ineklerinden damızlık olarak faydalanılır. Angus inekleri birinci buzağısında da 10. buzağısında da aynı performansı göstermektedir.

Angus sığırı, damızlık yetiştiricisine sağladığı bu faydalar sayesinde diğer et ırklarına göre daha çok tercih edilmektedir.

Eğer sizde Angus yetiştiriciliği yapmak, Angus almak istiyorsanız, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın izin verdiği ülkelerden Angus ithali için Ankara’da olan firmamızla irtibata geçebilirsiniz.

İrtibat No : 0850 346 57 17   Mehmet TURGUT Bey

Read More

Hereford Sığırı

Ağu 28, 2017 0

Hereford sığırı etçi sığır ırklarındandır. Adını anavatanı olan İngiltere’nin güney tarafındaki Herefordshire vadisinden almıştır. Günümüzde et besi hayvanı olarak İngiltere’de, Kuzey ve Güney Amerika’da, Yeni Zelanda’da ve Almanya’da yetiştirilmektedir.

Hereford sığırı kırmızı-kahverengi renklidir. Ender olarak siyah olanları da vardır. Baş, karın altı, ayak bilekleri ve kuyruk ucu beyazdır. Boynuzlu ve boynuzsuz olanları vardır.

Kemikleri ve kas yapısı sağlam ve güçlüdür ama sakin yapılıdırlar. Herford düveler hem mera hem de açık besi için uygundur.

Hereford düve özellikle erkekse oburluğundan dolayı hızla büyür. Besi sığırı olarak tercih edilmesinin en önemli nedeni hızlı kilo almalarıdır. Et randımanları % 70’i bulur.

Hereford ırkı sığırların eti yumuşak, yağsız ve mermesi düzgündür. Tüketiciler tarafından tercih edilir ve beğenilir.

Canlı ağırlıkları Hereford erkek sığırlarında 800-1100 kg, dişilerinde 500-700 kg. dır.

Eğer sizde Hereford yetiştiriciliği yapmak, Hereford Sığırı almak istiyorsanız, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın izin verdiği ülkelerden Hereford ithali için Ankara’da olan firmamızla irtibata geçebilirsiniz.

İrtibat No : 0850 346 57 17   Mehmet TURGUT Bey

Read More

Alman Et Merinosu

Ağu 3, 2017 0

Alman Et Merinosu yün kalitesi de yüksek, etçi bir ırktır. Avrupa’nın birçok bölgesinde yünü için değil et verimin iyi olması, kuzularının erken gelişmesi nedeniyle etçi yönü nedeniyle yetiştirilmektedir.

Almanya’daki koyun popilasyonunun % 40’ ına yakını bu ırktır. Alman et merinosu özellikleri nedeniyle Almanya’da oldukça rağbet gören popüler bir hayvandır. Adına kurulmuş birçok damızlık birlikleri ve klüpleri vardır.

Her iklime uyum sağlayan dayanıklı ırklardan kabul edilir. Hem ağıl besisine hem de mera yayılımına uyum sağlar.

Vucut rengi beyazdır. Baş kısımları hariç tüm vücutları yapağı ile kaplıdır. Yapağıları kısa ve incedir. Yapağı verimleri çok iyidir, 3 kg. civarındadır.

Dişileri 60-80 kg., erkekleri 80-110 kg. ağırlıktadır. Erkek kuzuları hızlı gelişir. 4 aylıkken ağırlıkları 44-50 kg.’mı bulur.

Süt verimleri çok değildir ama kendi kuzularına yeter, 2.5 ay süren laktasyon dönemlerinde 30-40 kg. süt verirler.

Mevsime bağlı kızgınlık göstermezler, bu nedenle 8 ayda bir doğum yapabilirler. İkizlik oranları yüksektir, %60-70 ikiz doğum yaparlar. 2 yılda 3 doğum yapacakları varsayılırsa 2 yılda  4-6 yavru elde edilebilir. Doğan kuzuların ağırlığı 4-4.5 kg. dır, ölüm oranı çok düşüktür.

Genel olarak boynuzsuzlardır. Koçlarında boynuz olabilir. Kuyrukları incedir, 20-30 cm uzunluğundadır.

Bu üstün özellikli koyun ırkının ülkemizde yaygınlaşması hem ülkemiz hem de yetiştiricilerimiz için kazançlı olacaktır. Merinos,

O nedenle bu konuda yatırım yapmak, Alman Et Merinosu ‘nun yetiştiricilerinden biri olmak istiyorsanız merinos ithalatı için ANKARA’da olan firmamızla irtibata geçebilirsiniz.

Tel : 0850 346 57 17   Mehmet TURGUT Bey

Read More

Koyun Ağılları Hakkında

Tem 12, 2017 0

Ağılların planlanmasında iki ana amaç göz önüne alınır. Birincisi verimli bir üretim için hayvanların biyolojisine uygun barınak şartlarını hazırlamak, ikincisi ise iş gücü tasarrufu sağlamaktır.

Koyunlar; Sahip oldukları kalın yün tabakası sayesinde soğuğa ve ani sıcaklık düşmelerine, solunumlarıyla da büyük ölçüde sıcaklığa karşı koyabilmektedirler.

Hayvan başına yeterli taban alanı ve havalandırması olmayan rutubetli ağıllarda barındırılacak hayvanlar ne kadar iyi ırktan olurlarsa olsunlar ve ne kadar iyi beslenirlerse beslensinler beklenen verimi vermezler.

Koyun ağılı yapılacak yerin seçiminde; yol ve topografik durumu, su ve elektrik temini, servis kolaylığı, meraya yakınlık, drenaj durumu, bitki örtüsü ve rüzgar kıranlar, yangından korunma, işletmenin ileriki yıllardaki büyüme potansiyeli göz önünde bulundurulmalıdır.

Ağıl inşa edilecek yer; hakim rüzgarlardan korunaklı, çevreye göre hafif yüksek ve meyilli olmalı, barınaklar drenajı zor, düz arazilere özellikle içme suyu kaynaklarına, taban suyu yüksek olan yerlere, aşırı sıcak noktalara veya dere yataklarına inşa edilmemelidir. Ağıl; bölgenin iklimine, İşlerin kolay görülmesine uygun ve maliyeti düşük, kolay bulunabilen mümkünse geri dönüşümlü malzemelerden yapılmalıdır.

Güneşin ısıtıcı ve kurutucu özeliğinde yararlanmak için ağılın açık yönü güneye, güney-doğuya veya doğuya bakmalı, kuzey taraf ise kapalı olmalıdır. Ağıl genişliği en fazla 12 metre olmalıdır. Uzunluk barındırılacak hayvan sayısına göre arttırılabilir. Duvarların yüksekliği 200 başlık ağılarda 3.0-3.5 metre, 500 başlık ağılarda 3.5-4.0 metre, mahya yüksekliği 4.0-5.0 metre olmalıdır. Havalandırma bacaları çatı mahyasından en az 50 cm yüksekte yapılmalıdır.

Ağıllarda her koç için 1,5 – 2,0 m², her koyun için kuzusu da dikkate alınarak 1,25 – 1,5 m² ve her toklu için 0,8 – 1,0 m² taban alanı gereklidir. Ağılın yüksekliği 200 başlık ağıllarda 3,0 – 3,5 metre, 500 başlık ağırlarda 3,5 – 4,0 metre olmalı Ağılda hayvan sayısı fazla ise portatif bölmelerle 50 başlık gebelik, yaş, cinsiyet gibi özelikler göre gruplandırmalar yapılmalıdır.

Ağılların altları kolayca temizlenmeye elverişli olmalı, taban ve duvarlar bit, pire ve kene gibi dış parazitlerin kolayca yerleşmesine imkan vermemelidir. Ağılların duvarları her sene badana edilebilecek tarzda inşa edilmelidir. Ağılların kapıları; hayvanların rahatça girip çıkacağı şekilde genişliği 2,5-3 metre, yüksekliği 2,75-3 metre olmalıdır. Kapılar dışarıya doğru açılmalıdır. 400 baştan büyük kapasiteli ağıllarda kapılarda sıkışma olmaması için birden fazla kapı yapılmasında fayda görülmektedir. Bakım, besleme ve emiştirmenin yapıldığı etrafı 1 metre yükseklikle çevrili avlu alanı, ağıl taban alanın en az 2 katı olmalıdır.

En uygun kullanılan taban şekillerinden biri de sıkıştırılmış toprak tabanlardır. Toprak tabandan beklenen; idrarı tutmaması, çamurlaşmaması, Yağmur sularının ağıl tabanına sızmasını önlemek için, ağıl etrafının çok iyi drene edilmesi ya da tabanın 20-30 cm yüksek inşa edilmesi gerekir. Yine ayrıca barınak tabanının, barınağın ön tarafına doğru %5-7’lik bir eğimli yapılması önerilir.

Ağılardaki kötü hava, hayvanların solunum yolları hastalıklarına yakalanma riskini artırdığı gibi yemden yararlanmayı olumsuz yönde etkileyerek verim kaybının oluşmasına yol açar. Havalandırması iyi olmayan ağılarda tavanda su damlacıkları olur ve hayvanların üzerine damlar. Bu da hayvanın sağlığını olumsuz yönde etkiler.

Her hayvan için 3,0-4,0 metre³ hava hesap edilmelidir. Ağıla taze hava girişini ve ağılda oluşan pis koku ve nemli havanın çıkışını sağlayacak yeterli büyüklükte pencere sistemi ve havalandırma bacaları olmalıdır. Doğal havalandırma için çatı eğimi en az % 26 olmalıdır. Pencere alanı bölgelere göre değişmekle birlikte taban alanının %10-15’i kadar olmalı,

Koyun için ağıl yapımında eğer dikkat edilmezse hava cereyanları vücut ısısını aniden düşüreceğinden hayvanlarda strese yol açmaktadır. Bu nedenle pencereler hava cereyanına sebebiyet vermemesi için tavana doğru vasistaslı açılmalıdır.

Ağıllarda; iç sıcaklık +8 °C – +20 °C, bağıl nem oranı % 60-80 olacak şekilde inşa edilmelidir. Koyunlar için + 5 ile + 21 °C arası ısılar uygun olmakla birlikte, kuzular için ideal ısı +20 °C dir. Alıştırmış olmak ve yeterli yem vermek şartıyla –30°C kadar inen ısılarda bile koyunlar fazla etkilenmemektedirler. Ancak çevre sıcaklığı 25 °C’nin üstüne çıktığı zaman süt verimi ile gelişmenin düştüğü saptanmıştır. Özelikle de + 35 °C’yi geçen sıcaklıkların hayvanlara ve de işletmeye ciddi zarar verdiği unutulmamalıdır. Çatı kaplamaları izolasyonlu malzemeden (sandviç panel) yapılmalıdır. Ağıllarda sıcaklık tek başına ele alınan bir ölçüt olmamalı, rutubetle birlikte değerlendirilmelidir.

Koyunlarda ağıl içi bağıl nem değerinin % 60-80 Aralığında olması önerilmektedir. Ancak yapağı için yetiştirilen ırklarda yüksek bağıl nem yapağının doğal yapısını bozar ve rengini sarartır. Bu nedenle yapağı için yetiştirilen ırklarda ağıl içi bağıl nemin % 55-65’e düşürülmesi önerilir. Koyunculukta bağıl nemin sürekli olarak düşük olması da istenmez. Bağıl neminin sürekli % 40’ın altında olması, fazla tozlanmaya ve koyunlarda solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabilmektedir.

Yemlikler kaba ve kesif yemlerin birlikte verildiği tarzda mümkünse ahşap malzemeden yapılmalıdır. Tek taraflı yemliklerde yemlik genişliği 40-50 cm, çift taraflı yemliklerde 70-80 cm, Yemliklerin yüksekliği 30-40 cm, uzunluğu koyun başına 40-50 cm, kuzu başına 20-30 cm olmalıdır. Kolay temizlenebilen yemlikler seyyar veya sabit olarak duvar kenarlarına yerleştirilmelidir.

Su yalakları betondan veya galvanizli sacdan yapılabilir. Su yalaklarının uzunluğu 2,0-4,0 metre yüksekliği 40 cm olmalıdır. Her 10 koyun için 40-50 cm suluk kenarı hesaplanmalıdır. Suluklar; koyunların dinlenme yerlerine yerleştirilmemeli, yemliklerden en az 25-30 m uzaklıkta olmalıdır. Aksi halde dinlenme yerlerinde çamurlaşmaya, ağızları ile taşıdıkları yem kalıntıları ile de sularını kısa sürede kirletirler.

Koyun ağılları bit, pire ve karasineklere için yataklık görevi yapan gübrelikler ağıllardan uzak tutulmalıdır.

Koyunculuğun yapabilmenin önemli şartlarından birisi de bakıcılardır. Çoban diye adlandırdığımız bakıcıların koyunu bilmesi, merayı tanıması ve otlatma teknikleri konularında yeterli bilgiye sahip olmaları gerekmektedir. Çobanların koyunun hangi saatlerde otlayacağını bilmesi ve merada otlatma saatlerini ona göre düzenlemesi, sıcak mevsimlerde öğlen saatlerinde sürüyü gölgeliklerde istirahata alması gereklidir. ( alıntı )

Umarız koyun ağılı nasıl yapılmalı, ağıl ölçüleri nasıl olmalı sorularınıza bir nebze de olsa cevap verebilmişizdir.

Read More
Translate »